iSTANBUL SPOR MERKEZLERi.com | istanbul Spor Salonları | istanbul Fitness Salonu | istanbul Spor Salonu | istanbul Spor Merkezi | istanbul Fitness Salonları | Spor Salonu | Spor Merkezi | Fitness Salonu  Spor salonu, spor merkezi, fitness salonu rehberi. istanbul fitness salonu, istanbul fitness salonları, istanbul spor salonu, tenis kursu, basketbol okulları hakkında bilgiler. Spor salonları ve spor merkezleri iletişim. Fitness salonu telefon, adres ve iletişim bilgileri. spor salonu,spor salonları,spor merkezi,spor merkezleri,fitness salonları,istanbul spor salonları,istanbul spor salonu,istanbul spor merkezi,istanbul fitness,istanbul fitness salonu,istanbul fitness salonları,istanbul spor merkezleri,fitness salonu
ANASAYFA | ENGLISH | REKLAM | İLETİŞİMGhost
İstanbuldaki Spor Merkezler Etkinlikler Harita Sporlar Pano Yarışma Forum
MenuBelow
Ghost
 
Arama
Detaylı Arama
Arama
Ghost

kategoriler
VIP+ Spor Merkezleri
Kategori
Spor Merkezleri
Kategori
Fitness Salonları
Kategori
Bayanlara Özel Spor Merkezleri
Kategori
Çocuk Spor Merkezleri
Kategori
Dans Okulları
Kategori
Power Plate
Kategori
Kişiye Özel Pilates Stüdyoları
Kategori
Pilates - Yoga
Kategori
Buz Pateni Tesisleri
Kategori
Bowling Salonları
Kategori
Dalış Merkezleri
Kategori
Kış Sporları
Kategori
Paintball Merkezleri
Kategori
Binicilik Merkezleri
Kategori
SPA
Kategori
Kaleci Akademileri
Kategori
Savunma Sanatları
Kategori
Spor Mağazaları
Kategori
Havuzlar
Kategori
Spor Okulları
Kategori
bottom
Ghost

Ghost
baslik_sol Binicilik baslik_gecis
 
baslik_right_bottom
Ghost

Binicilik 

Binicilik, kısaca ata binme becerisi olarak tanımlanabilir. Biniciliğin tarihi çok eski zamanlara kadar uzanır. Binicilik tarihine damgasını vuranlar, belki de savaşlarda önemli rol oynayan, süvari de denen atlı askerlerdir. İlk süvari birliklerini İÖ 2600'de Çinlilerin kurdukları bilinmektedir. Ama binicilikte asıl gelişme, 5. yüzyılda eyerin bulunmasından sonra gerçekleşti. Daha önceleri çıplak atın sırtına binilir ya da atın sırtına bir kilim ve battaniye atılarak oturulurdu.

Günümüzde askeri amaçlı binicilik gerilerken, spor amaçlı binicilik önem kazanmıştır. Binicilikte başlıca iki biçim vardır: İngiliz ve Batı biniciliği. İngiliz biniciliği spor amacıyla yapılan biniciliktir. Batı biniciliği ise Amerika kıtalarında kovboy denen sığır çobanlarına özgü biniciliktir. Kovboylar, uzun üzengili ağır eyerler kullanır ve bacakları düz duracak biçimde ata binerler. İngiliz biniciliği ise, binicinin güvenliğini, binicinin atı denetimini ve atın rahatlığını dikkate alan bir anlayışa dayanır. Çocukların ata binmeyi öğrenmelerinin en iyi yolu, genellikle boylarına uygun, yere sağlam basan midillilere binmektir.

Ata binme ve attan inme 

Ata, atın sol tarafından binilip sol taraftan inilir. Atın hareketsiz kalmasını sağlamak için dizgin sol elde(sıkı ve gergin) tutulur. Binici, sol omzu atın sol tarafına gelecek biçimde, sırtı atın kuyruk tarafına gelecek şekilde durur.Bir eli ile dizgini tutar ve iki elinide atın ensesine koyar . Sol ayağını üzengiye geçirir ve ayağıyla bastırarak üzengiyi kolanın altına doğru iter. Sonra ata doğru döner ve eyerin ortasını ya da öte yandaki kenarını tutarak hafifçe sıçrar. Sağ bacağını atın üzerinden aşırarak yavaşça eyere oturur. Sağ ayağını da üzengiye geçirerek rahat bir oturuş sağlar ve dizginleri denetimi altına alır. Ata binerken sağ elle eyeri tutup çekmek, eyerin yerinden çıkmasına yol açabileceği için yanlış bir harekettir. Ata binmenin temeli dengeli bir biçimde sıçramaya ve sağ ayağını atın üzerinden seri biçimde aşırmaya dayanır. Attan değişik biçimlerde inilebilir. Binici genellikle atı durduktan sonra, dizginleri ve varsa kamçıyı sol eline alır. Ayaklarını üzengilerden çıkarır ve öne doğru hafifçe eğilerek sol elini atın boynuna, sağ elini eyerin ön bölümüne dayar. Sağ bacağını atın sırtından sol tarafına aşırarak yere atlar. Binici yavaşça parmak uçları üzerine ve atın biraz açığına inmelidir. Daha sonra dizginler sağ ele alınır ve at kısa mesafeden tutulur. Attan inmeden önce dikkat edilecek en önemli nokta, her iki ayağın da üzengilerden çıkarılmış olmasıdır.

Binicilikte duruşlar 

Pek çok binicilik stili ve bu stillerin kendilerine özgü duruşları vardır. Fakat dünya çapında kullanılan ortak kurallar bulunmaktadır. Binicilikte ata yapılan doğal yardımlar sırasıyla, dizgin, baldır ve ağırlıktır. Bu ana unsurların dışında ses, kamçı ve mahmuz gibi ek araçlar da kullanılır. Atın sırtında duruş çok önemlidir ve biniciliğin temelini oluşturur. Binicinin eyerin üstünde, başı ve vücudu dik biçimde oturması gerekir. Eyerin en derin kısmına yerleşmek önemlidir. Üzengi binicinin atın sırtında güvenle durmasına ve dengesini sağlamasına yardımcı olur. Ayaklar üzengide yaklaşık 45° açıyla dışarıya dönük olmalı, topuklar ayak ucundan biraz aşağıda ve dizler eyere değecek biçimde durmalıdır. Dizginler sol elde ya da her iki elde ayrı ayrı tutulur. Dizginler ne gevşek ne de gergin olmalıdır. Gevşek tutulduğunda atın denetimi zorlaşır. Dizginleri germek de atın rahat olmasını engeller. Acemi biniciler ayağının tümünü üzengiye yerleştirir ve böylece kendilerini daha güvende hissederler. Oysa usta biniciler yalnızca ayağın tarak kemiği hizasından üzengiye basarlar. Bu biniş biniciye daha iyi bir denetim olanağı verir ve baldırlar ile topuklarını etkili bir biçimde kullanılabilmesini sağlar.Ayrıca üzengiyi ayağın tamamına sokmak , tehlikeli bir zamanda , mesela düşerken üzenginin ayakta kalarak binicinin sürüklenebilmesine neden olur. Her yürüyüş şekline ve binilen stile göre farklı duruşlar olduğu için bunları tek bir başlık altında toplamak yanlış olacaktır.

Atın yürüyüş biçimleri 

Atların değişik yürüyüş biçimleri vardır. Atın bazı yürüyüş biçimleri doğuştan gelir. Bazı yürüyüş biçimleri de ata sonradan öğretilebilir. Her atın üç doğal yürüyüşü vardır. Bunlar adeta, süratli ve dörtnal olarak adlandırılır. Ayrıca atlar sonradan da yürüyüş biçimleri edinebilirler. Rahvan, eşkin gibi yürüyüş biçimleri atların sonradan edindiği yürüyüşlerdir. Doğal yürüyüş biçimlerinin en yavaşı adetadır. Bu yürüyüş, acemi binicilerin kendilerini en rahat hissettiği biçimdir. Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar. Yürüyüş boyunca ayakları yere çok yakın kalır. Süratli, atın biraz daha hızlı bir yürüyüş biçimidir. Bu yürüyüş biçiminde atın çaprazındaki bacaklar birlikte hareket eder. Süratlide at binicisini sıçratır ve bundan dolayı binici ayaklarını üzengiye basarak eyer üzerinden kendini hafifçe kaldırmalıdır. Ya da adi süratli denilen yürüyüş biçimi için binici , eyere hiç kalkmadan oturacak ve baldırları ile atı sıkıştıracaktır. Dörtnal, atın doğal yürüyüşünün en hızlısıdır. At dörtnalda önce arka ayaklardan birini ileri atar, ikinci adımda öbür arka ayakla birlikte ona çapraz ön ayağını, üçüncü adımda da öteki ön ayağını ileri atar. Bu noktada atın bütün ayakları yerden kesilir. At ilk attığı ön ayağını yere bastıktan sonra bütün bu hareketleri tekrarlar. At, dizginler hafifçe çekilerek ve baldırlarla biraz sıkıştırılarak durdurulur.

Atların ve midillilerin bakımı 

Atlar doğaya bırakıldığında otla beslenirler ve doğal beslenme biçimi budur. Ama kapalı alanlarda beslenen atlara başta yulaf, saman ve kepek verilir. Ayrıca atlar ve midilliler haşlanmış arpa, mısır, havuç, elma, salatalık ve öteki sebzeleri de severek yerler. Midilliler düzenli aralıklarla günde üç kez beslenir. Ama temiz su kabında taze suyu her zaman bulundurmak gerekir. Hayvan terliyken soğuk su içirilirse, hastalanmasına yol açabilir. Ama serinlemesi için biraz su verilebilir. Midilliler ağır iş gördükleri zaman yulafla beslenmelidir. İşe koşulmadıkları zamanlar yulaf verilirse, bu alkollü içki gibi başlarına vurur. Atların ve midillilerin sağlıklarına dikkat edilmelidir. Yemlerini iştahla yemeleri, tüylerinin ipek gibi parlak ve kaygan olması hayvanların sağlıklı olduğunu gösterir. Atlar açık havaya çıkarılmalı ve mümkünse çayırda otlatılmalıdır. Atların tüylerini temizlemek için yapılan işleme tımar denir. Atlar başından kuyruğuna doğru çekilen bir fırçayla tımar edilir. Arka bacaklar tımar edilirken, kuyruğu yukarıda tutmak gerekir. Böylece atın kuyruğunu savurması ya da çifte atması önlenmiş olur. Tımar fırçası da kaşağıyla temizlenebilir. Bacaklara yapışmış kuru çamuru temizlemek için sert fırça, yele, kuyruk ve gövdenin daha duyarlı bölümleri için ise yumuşak fırça kullanılmalıdır. Fırçalama bittikten sonra pamuklu ya da ketenden bir bezle hayvanın bütün vücudu ovulmalıdır. Göz ve burun delikleri ile kuyruk altı süngerle silinmeli, ama ayrı süngerler kullanılmalıdır. Atların ve midillilerin ahır ya da barınakları kuru, temiz ve havadar olmalıdır. Altların altlarına saman ya da talaş serilmeli ve her gün değiştirilmelidir.

Biniciliğin tarihi 

Günümüzden 4 bin yıl önce Orta Asya’daki göçebe toplulukların atı binek hayvanı olarak kullandıkları bilinmektedir. Ata sağlam oturmanın ve üzenginin önemini ise ilk olarak İskitler kavramışlardır. At sırtında savaşan ve avlanan en eski topluluk olarak Hititler tarihe geçmiştir. Ksenophon’un Hippike (Binicilik) adlı kitabı, binicilik konusunda yazılan ilk kitaptır. Bugün de kullandığımız yöntemlerle atın zor kullanmadan eğitilebileceğini ilk ileri süren kişi, Ecolé de Cavalerie (Atların Eğitimi) adlı kitabın yazarı François Robichon de la Guérinière’dir. Türkler, Orta Asya'da göçebe olarak yaşadıkları eskiçağlarda iyi biniciydiler. Eski Türklerin çöğen, cirit gibi at sırtında oynanan oyunlarda usta oldukları bilinmektedir. Ama yerleşik yaşama geçildikçe ve Osmanlı döneminde, özellikle kentlerde binicilik önemini yitirdi ve askeri amaçlarla sınırlı kaldı. 1913'te Sipahi Ocağı'nın kurulmasıyla biniciliğe yeniden önem verilmeye başlandı. Özellikle Cumhuriyet döneminde binicilik sivillerin de ilgi gösterdiği bir spor haline geldi. Türk biniciler uluslararası yarışmalara ilk kez 1931’de katıldı ve Yüzbaşı Cevat Mustafa bireysel sıralamada üçüncülük elde etti. Ertesi yıl Teğmen Saim Polatkan Nice konkurhipiklerinde “Kısmet” adlı atıyla ikinci oldu. Türk biniciler arasında uluslararası karşılaşmada ilk altın madalyayı 1934’te Viyana konkurhipiklerinde Teğmen Cevat Gürkan aldı. Uluslararası karşılaşmalarda adını duyuran ilk kadın binici Hayal Gönenli’dir ve 1971 yılında Balkan şampiyonasında gümüş madalya kazanmıştır. Sonraki tarihlerde, özellikle Balkan ülkeleri arasından yapılan karşılaşmalarda pek çok Türk binici madalya almıştır.

 

Bu spor hakkında (Tarihçesi, Türkiye'deki geçmişi, Kuralları, Özellikleri, Resimleri) sizin yazınızı adınız, kısa bir özgeçmişiniz ve isterseniz fotoğrafınızla birlikte yayınlayabiliriz.

Yazınızı ve bilgilerinizi iletisim@ankaraspormerkezleri.com 'a gönderebilirsiniz.

Ghost
Giriş - Kayıt
[+] Mekan Ekle
Ghost
Ghost
İş Eleman Portalı
Ghost
Günün Merkezi
Ghost
Pasha Sports Club - Şaşkınbakkal
Pasha Sports Club
Şaşkınbakkal
bottom
Ghost
Günün Yemeği
Ghost
Tenis
Tenis
bottom
Ghost
Ghost
İndirimdekiler
İndirim Verenler
bottom
Ghost
© 2009- 2012 istanbulSporMerkezleri.com
Anasayfa | Kullanım Koşulları | Reklam | Mekan Ekle | Forum | Yardım | İletişim